Türkiye'de ileride gözde meslekler sıralaması değişir mi?

    

Hangi işlere talep var? Kaç kişi işsiz? Türkiye'de hangi meslekler gözde?
İleride bu sıralama değişir mi? Yeni bir işe başlıyorsanız, işinizi değiştirmek istiyorsanız ya da işinizde yükselmek istiyorsanız bu bölümü takip edebilirsiniz.

Büyükbir ekonomiye sahip ülkemizde çalışılabilecek çok sayıda farklı meslek vardır. Çalışma hayatına başlarken bu farklı mesleklerin her birinin belli başlı nitelikleri, ne tür beceri, yetenek, kişisel özellik ve eğitim gerektirdikleri hakkında bilgi sahibi olmak çok önemlidir, çünkü hepimiz bilgi ve becerilerimizle örtüşen, kendimizi rahat hissettiğimiz bir işte çalışmak isteriz.

Çalışacağımız meslekte ne kadar ücret ödendiği, ne kadar kişinin istihdam edildiği, bu mesleğin gelecekte önemini koruyup korumayacağı gibi bilgiler de kararımızı verirken ihtiyacımız olan önemli ayrıntılardır.

Seçtiğimiz meslekte gelişimimizin hangi noktalara ulaşabileceğini, mesleğimizde deneyim kazandıktan sonra bizi bekleyen seçeneklerin neler olacağını da tabii ki önceden bilmek isteriz.

Uygun mesleği belirledikten sonra artık kendimize bir iş bulma aşamasına gelmiş oluruz. Çoğu insan iş arama ve bulma sürecini tamamen tesadüflere bırakır. Oysa bu süreçte bize yardımcı olabilecek kurumlar ve yöntemler vardır. Türkiye İş Kurumu Meslek Bilgi Merkezlerinden, Ulusal Mesleki Bilgi Sistemi bunlara örnek olarak verilebilir.

İş Piyasası Bilgileri

Hangi işlere talep var?
Kaç kişi işsiz?
Türkiye'de hangi meslekler gözde?
İleride bu sıralama değişir mi?

Gibi sorularınızın ilişkin bilgileri bu bölümde bulabilirsiniz.

Ülkemizde işgücü piyasası bilgilerinin esas bilgi kaynağı Türkiye İstatistik Kurumu' (TÜİK) dir.

TÜİK'in ve Türkiye İş Kurumu'nun rapor ve yayınları birleştirildiğinde, işgücü piyasası verilerinin çok büyük bölümüne ulaşılmış olur. Zamanında yayınlanan sağlıklı istatistiklere ve bu bilgiye dayanan analizlere ekonomiyi ilgilendiren kararlar alınırken ihtiyaç duyulur.

Türkiye'de kapasite raporu yaptırmış yaklaşık 70.000 üretici firmanın bulunduğu Sanayi Veritabanı'ndan Firma adı, adresi, telefon, faks, rapor tarihindeki personel sayısı, üretilen ürün bilgisi ve il ya da Türkiye genelinde ürün bazında toplam kapasite miktarı bilgilerine http://sanayi.tobb.org.tr/ adresinden ulaşılabilir.

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Meslek seçiminde bulunacak bireyler için meslek seçimi kararının çerçevesini çizen ve yol gösterici olabileceği düşünülen işgücü piyasası bilgileri burada özet olarak sunulmaktadır.

Bu istatistikler işgücü piyasası, genel ekonomi ve nüfus verilerinden oluşur:

► İstihdamın dağılımı ve ücretler,
► Şu anki istihdam dağılımı ve varsa projeksiyonları (gelecek tahminleri),
► Sanayi dalı ve ana mesleğe göre yaklaşık ücretler,
► Ana mesleklerin profilleri ve meslek seçimi bilgileri,
► İşgücü - işgücü, istihdam,
► İşsizlik sayıları ve işsizlik oranları,
► Ekonomik göstergeler,
► Enflasyon, gelir dağılımı ve işsizlik sigortası ödemesi verileri,
► Nüfus - yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyi bilgileri

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Türkiye İşgücü Piyasası
On iki bölgede işgücü durumu (2009)
Kentte istihdam edilenlerin sektörel dağılımı (2009)
İşgücü durumu (mezun olunan alana göre), 2009 (bin kişi).
Örnek meslek profili

---------------------------------------------------------------------------------
Türkiye İşgücü Piyasası

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Hane Halkı İşgücü Anketi sonuçlarına göre, on iki istatistiksel bölge temelinde, Türkiye’nin işgücü göstergeleri Çizelge 1’de verilmektedir.

Türkiye’nin sivil nüfusu (kışla ve koğuş gibi toplu yaşanan yerler dışında yaşayan nüfusu) 70,5 milyon kişi olup, bu sayının 51,7 milyonu 15 yaş ve üzerindedir. Çalışma çağındaki nüfusun yarıdan azı çalışmakta ya da iş aramaktadır ki bu iki sayının toplamına işgücü diyoruz. İşsizlik oranımız %14 oranındadır. Aslında Avrupa Birliği (AB) ve OECD (AB ülkelerine ABD, Japonya gibi gelişmiş ülkeleri de eklediğimizde oluşan ülke grubu) ile yapılacak karşılaştırmalarda kullanmamız gereken göstergeler tarım-dışı işgücü göstergeleridir. Çünkü Türkiye’de istihdamın dörtte biri hala tarımdadır. Kendi gelir grubumuz için bu çok yüksek bir sayıdır. Genellikle, OECD ülkelerinde tarım istihdamının toplam istihdamdaki payı %10’un altındadır, en gelişmiş ülkelerde ise %5’in altındadır. Türkiye’nin tarım dışı işsizlik oranı da çok yüksektir, %17,4. İşgücüne katılan altı kişiden biri işsizdir.

Çizelge 1. On iki bölgede işgücü durumu (2009).

Bu bilgiler ışığında Çizelge 1 değerlendirildiğinde, İstanbul, nüfus ve işgücü olarak en yüksek değerlere sahip ilimizdir ve pek çok Avrupa ülkesinden büyüktür. İstanbul’daki genel işsizlik oranı ile tarım dışı işsizlik oranı aynıdır, çünkü İstanbul’da tarımdaki istihdamın payı çok küçüktür. Akdeniz bölgesinde işsizlik oranı yüksektir çünkü bu bölge çok göç almıştır. Kırsaldan kente göçenler ağırlıkla vasıfsız kişilerdir. Günümüz ekonomisinde vasıfsız bireylerin istihdam edilebileceği fazlaca iş kolu yoktur.

Çizelgede Doğu Karadenize ilişkin veriler dikkat çekicidir. İşgücüne katılım oranı Türkiye’deki en yüksek orandır (%60) ve işsizlik oranları Türkiye’deki en düşük oranlardır, %6 genel, %12 tarım dışı. Çalışmak için ideal bir bölge görünümünde Doğu Karadeniz. Ne var ki, bu bölgeye fındık hasadı zamanı dışında giderseniz çalışabileceğiniz bir işiniz yoktur. Bölgenin istatistikleri, tarım istihdamının yüksek payı nedeniyle, yani çay, fındık ve kiwi nedeniyle yüksek çıkmaktadır. Tarım istihdamında, kadın ve çocuklar gibi aile bireylerini ‘ücretsiz aile işçisi’ olarak niteler ve istihdamda sayarız.

Türkiye’nin nüfus ve işgücündeki payı en düşük olan bölgesi Kuzeydoğu Anadolu’dur. Doğu Karadeniz ve Kuzeydoğu Anadolu nüfuslarına oranla çok göç verir. Göçenler gençlerdir. Türkiye’deki en yüksek işsizlik oranları ise Doğu Anadolu’nun geri kalanında görülür, genelde %17, tarım dışında %23.

Kırsaldaki tarımsal faaliyetten hem gençler giderek çekilmekte hem de bu faaliyette tanımlayabileceğimiz pek fazla meslek bulunmamaktadır. Bu yüzden istihdamın kentteki sektörel dağılımını Çizelge 2’de veriyoruz.

Çizelge 2. Kentte istihdam edilenlerin sektörel dağılımı (2009).

İstanbul ve Orta Anadolu (Ankara ve çevresi) tarımın istihdamdaki payı göstergesinde sanayileşmiş OECD ülkeleri düzeyindedir. Kentsel istihdamda tarımın payı Doğu Karadeniz ve Kuzeydoğu Anadolu’da çok yüksektir (%24 ve %16). Türkiye’de sanayi istihdamının en yoğun olduğu bölgeler İstanbul ve Doğu Marmara’dır. Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’da ise sanayi istihdamının payı Türkiye ortalamasının yarısı kadar veya daha düşüktür. Özetle, sanayi sektöründe istihdam edilmeyi umuyorsanız, işiniz muhtemelen Marmara, Ege, ya da Ankara’da olacaktır.

Peki, istihdam konusunda avantajlı olmak için hangi mesleği seçmelisiniz? Şimdilik elimizde TÜİK’in ilk defa açıkladığı, okul mezuniyetine göre işgücü durumu çizelgesi var (Çizelge 3).

Çizelge 3’te önemli bulgular bulunmaktadır. Öncelikle, 15 yaş ve üzeri 51,7 milyonluk nüfusun 9,5 milyonu, yani %18’i okuryazar değil ya da diploması bulunmamaktadır. Bu kişiler ağırlıklı olarak kadın ve ağırlıklı olarak kırsalda yaşıyorlar. İşgücüne katılma oranları düşük çünkü yapabilecekleri iş hemen hemen yok. İşgücümüz 24,7 milyon kişi ve bu kişilerin 9,4 milyonu ilkokul mezunu, %38 (veya daha aşağısı ile toplam 11,7 milyon, %47). Bu oranlar AB ülkeleri içindeki en düşük eğitim oranlarıdır ve kırk yıl daha en düşük oranlara Türkiye sahip olacak. Ortalama eğitim düzeyi on iki yılda bir puan civarında artabiliyor. İlköğretim ve ortaokul mezunlarını da kattığımızda, işgücümüzün 14,7 milyonu, yani %60’ı liseyi bitirmemiş durumda. Bu durum, pek çok ekonomik, kültürel ve toplumsal olguyu açıklamaktadır.
Bu sayfalarda kullanacağımız karşılaştırma grubu genel lise mezunları ve işsizlik oranları %18 (kentsel işsizlik oranı da aynıdır). Çizelge 3’ün meslek lisesi ve yüksek okul satırlarını incelendiğinde meslek okulu veya yüksek okul mezunu olan işgücü 8,7 milyon kişi ki sayıları ilkokul mezunlarından az. Bu kesimin 4,6 milyonu, yani %53’ü öğretmen, iktisatçı-işletmeci veya mühendis. Bu üç grubun işsizlik oranları sırasıyla %12, %17 ve %13. Yani öğretmenler genel lise mezunlarından üçte bir oranında daha düşük işsizlik oranına sahip. İş ve yönetim mesleklerinde işsizlik oranı genel lise ile aynı. Bu grupta, yüksek puanlı az sayıda üniversitenin mezunu olmayanları, demek ki piyasa genel lise mezunlarından pek de farklı bir yere koymuyor istihdam açısından. Eğitim kalitesi açısından bu konunun üzerinde durmak zorundayız ülke olarak. Mühendisler ve teknikerler de göreli olarak iyi durumdalar istihdam açısından.
Özetle, bu satırları okuyan lise öğrencilerinin yarıdan fazlasını, önümüzdeki yıllarda öğretmen, iktisat-işletme mezunu veya mühendis-tekniker olarak göreceğiz. Öğretmenler çoğunlukla kamu istihdamında olacak, iş ve yönetim meslekleri hizmetler sektöründe çalışacak, mühendis ve teknikerler de (çoğu erkek) ağırlıkla sanayi istihdamında olacaklar. Her üç grup da, sadece %52’si işgücüne katılan genel lise mezunlarına oranla daha yüksek işgücüne katılım oranlarına sahipler. Bu katılım oranları AB ortalamalarına yakın.
Sanat dalları mezunlarının dörtte birinin işi yok. Toplam sayısı da yüksek bu grubun, 370 bin kişi. Sosyal hizmetler mezunlarının işsizlik oranı daha fazla ama sayıları az. Anlaşılan sanat kontenjanlarının düşünülmesi gerekecek. Hayata uzun süreli işsiz olarak atılmanın kişisel ve toplumsal sarsıntısı ve zararı çok yüksek oluyor. Hukuk ve sağlık dallarında bir dereceniz varsa (mesleki eğitim olarak da güvenlik görevlisi) işsiz kalmıyorsunuz. Veterinerler de yüksek oranda istihdam ediliyorlar, sayıları da fazla değil (giderek artan oranlarda, büyük market zincirlerinde de işe girebiliyorlar).

Örnek meslek profili

İktisatçı
Üniversitelerin iktisat bölümlerinden mezun olurlar. Çalışma Ekonomisi ve Ekonometri bölümlerinin mezunları da iktisatçı olarak çalışabilirler.
İngilizce eğitim veren yüksek puanlı bölüm mezunları daha iyi koşullarda çalışır. Bu bölümlerden birinde değilseniz (ya da onlarda da olsanız) bilgisayar altyapınız ve İngilizceniz için mutlaka çaba sarf ediniz.
Çalışma ve iş bulma koşullarında önümüzdeki yıllarda önemli değişiklikler beklenmemektedir. Ekonometri ve istatistik becerisi olanlar, daha iyi gelir elde edilen ekonomik analist konumunda veya finans sektöründe çalışabilirler.
İşin doğası

• Günümüzün karmaşık ekonomik düzenini anlamak ve yorumlamak çaba gerektirir. Herhangi bir iktisat bölümü mezununun da her alt disiplinin bilgisine vakıf olması zordur. Ancak, orta düzeyde mikro ve makro iktisat derslerinin iyi notlarla geçilmiş olması, hem son sınıflarda hem de iş hayatında fark yaratacaktır.

• Çalıştıkları kurumlarda, iktisatçıların güncel ve küresel ekonomik gelişmeleri anlayıp yorumlayabilmeleri beklenir. Kendini geliştirmek, okumak, öğrenmek konusunda çaba sarf etmekten hoşlanmıyorsanız, daha az maaşlı ve daha sıradan konumlarda çalışma olasılığınız yükselir.

• Bir kısım iktisatçı ise, anlama ve yorumlamanın ötesinde, veri toplayıp ‘Ne olur?’ sorusunun olabiliyorsa nicel veya nitel cevabını arayacakları konumlarda çalışacaktır: ‘Banka ne kadar faiz versin?’, ‘Bu yatırıma girişebilir miyiz?’ gibi. Mezunların büyük çoğunluğu bu donanımda olmayacak, olanlar ise daha iyi gelir elde edeceklerdir. Matematiksel modelleme ve sayısal tahmin yöntemleri hâkimiyeti için lisansüstü eğitim şarttır.

• Tablolu ve grafikli raporlar hazırlama, bu raporlardaki ekonomik ve istatistiksel kavramları açık bir şekilde anlatabilme becerisine çoğu iktisatçının ihtiyacı olacaktır (bu beceriyi ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun Mesleki Görünüm sayfasından okuyup buraya ekledik).

• Zaman içinde iktisatçıların hemen tamamı yönetici konumlarda olacaktır. İnsan ilişkileri ve yönetim becerilerini geliştirmelerinde fayda vardır.

• Devlet Planlama Teşkilatı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Merkez Bankası’nda çok sayıda iktisatçı sözleşmeli (daha iyi maaşlı) statüde çalışmaktadır. Bu kurumlar, çalışanlarını iki üç yıl içinde yurt dışı yüksek lisans programlarına da gönderebilmektedir. Bu kurumlardan veya üniversitelerden uluslararası kuruluşlara geçenler de ağırlıklı olarak iktisat, istatistik ve işletme kökenlidir ve lisansüstü dereceleri olması beklenir.

• Ofislerde ve rahat çevre koşullarında, çoğunlukla yalnız çalışırlar (stresli ve uzun saat gerektiren işlerde olanlar da). Ekip çalışması yatkınlığınız yoksa tercih edebileceğiniz bir meslektir. İşletme bölümlerinden bu noktada ayrılırlar. (Elbette ortak bir araştırma yaptıkları da vakidir.)

• İşleri bedensel çaba gerektirmez. Büyük çoğunluğunun sendika üyeliği olmayacak ve çoğu büyük kentlerde çalışacaktır.

• Bankacılık ve finans sektörü ile ihracat firmaları dışında, işbaşı eğitimi veya sertifika gerektiren, mesleki yeterlilik belgesi olan bir disiplin değildir. İşinde daha iyi olmak ve terfi için bilgisayar yatkınlığı ve yüksek lisans derecesi tavsiye edilir (MBA veya finans yüksek lisansı iş seçeneklerini arttırır). Sayısal beceriler iktisatçıların çalıştığı her alanda önemlidir.

• Genellikle, iktisat bölümleri, işletme ve kamu yönetimi-uluslararası ilişkiler bölümleri ile aynı fakülte içinde yer alırlar. Özellikle işletme bölümü mezunları ile bankacılık ve sigortacılık gibi alanlarda birlikte istihdam edilebilmektedirler.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.