Hangi Üniversite ve Bölümü seçmeliyim?

    

LYS sınav sonuçların açıklanmasının ardından öğrenciler hangi üniversiteyi ve bölümlerini seçecekleri karar verme sürecine girdi. Peki, Doğru tercih nasıl yapılır? Tercih yaparken nelere dikkat edilmeli? işte LYS- YGS Tercih Rehberi...

LYS sınav sonuçların açıklanmasının ardından öğrenciler hangi üniversiteyi ve bölümlerini seçecekleri karar verme sürecine girdi. Peki, Doğru tercih nasıl yapılır? Tercih yaparken nelere dikkat edilmeli?

2017-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu İndir

2017 ÖSYS Tercih İşlemlerini Yapmak için Tıklayınız

2017 ÖSYS Tercih Robotu İndirmek için Tıklayınız

Lisans Yerleştirme Sınavı'nın (LYS) sonuçları açıklandı. Üniversite adayları için sıra tercih yapmakta. Tercihler bu yıl Temmuz 2017 - Ağustos 2017 tarihleri arasında yapılacak. Stresli bir sınav maratonunu geride bırakan öğrenciler için belki de en zorlu dönem başlıyor. Öğrenciler üniversite tercih dönemiyle sadece bir üniversite değil; aynı zamanda geleceklerini de şekillendiren meslek yolculuklarına da başlayacak. Bu noktada gençlerin sağlıklı ve doğru bir tercih yapması için üniversite tercih döneminde yapılması gerekenleri, dikkat edilmesi gereken kriterleri uzmanlara sorduk. Ümraniye Final Temel Lisesi Rehberlik Bölüm Başkanı İlksen Saltık tercih döneminden dikkat edilmesi gerekenleri tek tek sıraladı:

Rehber yardımı değil, uzman rehber yardımı alın!

"Tercihler noktasında alanında uzman rehber öğretmenlerine ya da rehber- psikolojik danışmanlardan öğrenciler yardım almalılar. Çünkü eğitim dünyasında çok fazla rehberlik bilgisine sahip; fakat uzman olmayan ve bu nedenle yanlış bilgilendirme yapan kişiler var. Öğrenciler eğitim kurumlarından yardım alabilirler, herhangi bir kuruma kayıtlı değilseler bile bu yardımları isteyebilirler."

Tercihteki en önemli kriter: Başarı sırası ve yüzdelik dilim

"Tercih noktasında öğrencilerin dikkat etmesi gereken en şey; yüzdelik dilim ve Türkiye sıralaması. Tercihlerimizi puanlar üzerinden değil, yüzdelik dilim ya da başarı sıralamalarına göre yapmak gerekiyor. Çünkü puanlar her sene o sınav giren öğrenci sayısıyla, değişime uğrar. Fakat sıralamalar ya da dilimlerde büyük bir değişiklik. Bu nedenle tercih yaparken elimizdeki en net veriler;başarı sıralaması ve yüzdelik dilimlerdir. "

Uzman rehber öğretmen İlksen Saltık, öğrencilerin tercih yaparken dikkat etmesi gereken en önemli kriterin; yüzdelik dilim ve Türkiye sıralaması olduğunu söylüyor.

İstenmeyen tercihler mutsuzluk sebebi

"Öncelikle öğrenciler meslek tercihlerini belirlemeliler. Kendilerine, 'Hangi mesleği istiyorum ben?' sorusunu sormalı. Özellikle öğrencilerin kişiliklerine, yeteneklerine, ilgi alanlarına uyan bir meslek seçimi yapmaları gerekiyor. Bizim karşılaştığımız en büyük sorunlardan biri de öğrencilerin sırf sene kaybetmemek için istemediği bölümleri ve meslekleri seçmeleri. Bu şekilde tercih yapanlar; üniversitenin ilk senesi sıkıntı yaşamamalarına rağmen son sınıfta yanlış tercih yaptıklarının farkına varıp, mutsuz olabiliyorlar."

Meslek hedefi olmayanlar "alan" hedefi belirlesin

"Tercih süresinde iki öğrenci profili ile karşılıyoruz. Öğrencilerin bir kısmı önceden hedeflerini belirlemiş. İlk başta ana hedeflerini belirleyen öğrenciler yıl içinde ara hedeflerini de oluşturduğu için daha doğru tercihler yapabiliyor. Bu öğrenciler herşeylerini planlayarak üniversite sınavına hazırlanıyor. Bir ikinci bir profil var: Belli bir hedef belirlemeyen öğrenciler ki daha yoğunlukta olan kısım bu durumdaki öğrenciler. Bu tarz öğrencileri yönlendirmek daha zor. Bu profile sahip öğrencilere tercih sürecinde en azından mesleklerinden ziyade alanların belirlemelerini tavsiye ediyoruz. Öğrenciler tercih döneminde kendilerine şu sorularını sormalı.'Ben 5 yıl sonra nerede olmalıyım?', 'Seçtiğim meslek benim kişisel becerilerimle yakın mı?', 'Hoşlandığım şeyler ya da ilgi alanlarım nedir?' sorularına cevap aramalı. Ama bizim öğrencilerde en çok gözlemlediğimiz şey; 'Ben hangi mesleği bitirirsem hayatımın geri kalanını idame ettirebilirim' sorusu oluyor. Öğrencilerde biraz Türkiye'nin ekonomi yapısından kaynaklanan bir panik halindeler. Bahsettiğimiz meslek seçimi kriterlerine dikkat etmeyen öğrenciler ileri de belki başarılı ama mutsuz oluyorlar."

Son yılların en gözde alanı: Sosyal Hizmetler

Tercih dönemindeki en önemli kriter meslek seçimi. Fakat meslek seçimin yanından üniversiteyi bitiren gençlerin en büyük sorunu işsizlik. Hem doğru meslek hem de işsiz kalmamak gençlerin gelecekteki en büyük hedefi. Saltık, mesleklerin dönem dönem zamanın koşullarına göre değiştiğini söyleyerek, en çok istihdam alanı olan meslekleri şu şekilde sıralıyor:

"Mesleklerin ve bölümlerin popüleritesi her zamana göre değişiyor. Ama son yıllarda en çok ilgi görülen meslekleri söylemek mümkün. Türkçe- Matematik alanında öğrenciler biraz daha sağlam ayakta durabileceklerine inandıkları mesleklere yöneliyorlar. Bunlar arasında Hukuk, Psikoloji, İngilizce-İktisat, Sosyal Hizmetler, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık var. Özellikle Sosyal Hizmetler bölümünün altını çizmek gerekir. Bu bölümün popülerliğinin artması AB'ye uyum sürecinde yerine getirilmei gereken kriterlerden kaynaklanıyor. Türkiye'de en çok istihdam alanı oluşturan meslek."

AB uyum süreci ile birlikte Türkiye'de en çok istihdam alanı sağlanan mesleklerin başında Sosyal Hizmetler Uzmanlığı geliyor.

Sözel alandaki mesleklerde iş bulmak daha zor

"Sayısal alanta tıp fakülteleri vazgeçilmez. Matematik-Fen alanındaki öğrenciler için özellikle son yıllarda sağlık alanlarından belli başlı ihtiyaç duyulan meslekler var. Örneğin; Odyoloji, Ergoterapi, Fizyoterapi, Beslenme ve Diyetetik ve Hemşirelik. Ülkemizde bu bölümlerde mezun olanlar işsiz kalmıyor. Yine Matematik- Fen alanından Mühendislik bölümlerini tercih eden öğrenciler, genellikle temel mühendislikleri seçiyorlar. Örneğin; Endüstri, İnşaat, Makine mühendislikleri gibi. Sözel alanda ise özellikle öğretmenlik bölümleri yine gözde mesleklerden. Başta Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ile İletişim Fakülteleri tercih ediliyor. Özellikle sözel alanda meslek seçen öğrenciler, iş bulma konusunda diğer alanlara göre daha malesef daha dezavantajlılar."

Tercihlerdeki ilk kriterler: Akademik kadro, yabancı dil eğitimi...

'Mesleğimizi seçtik; Peki, sonraki tercih kriterlerimiz neler olmalı?' sorusunu Saltık, şu sözlerle cevaplıyor:

"Tercih sırası yaparken ilk önce; ÖSYM tarafından yayınlanan tercih kılavuzunu dikkatli okumalı. Çünkü orada birçok üniversitenin belli şartları var. Birçok öğrenci ve veli tercih yaparken bu şartlara dikkat etmiyor. Eğer zamanları varsa; mutlaka okumak istedikleri okulları ziyaret etsinler hatta üniversitedeki öğretim üyeleri ile görüşmeler yaparak ön bilgiler almaları faydalı olacaktır. Bölümler arasında da belli başlı farkılıklar var. Mesela; Bir Tıp Fakültesini tercih edecek öğrenci öncelikle özel mi devlet mi üniversitesi tercih edeceğine karar vermeli. Okulların şartları bu noktada tercih sebeplerini de oluşturuyor. Örneğin; tıp fakültesi tercih edecek öğrenciler hangi okulun TUS başarısı daha yüksekse; onu tercih ediyorlar. Geçen sene 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi TUS'ta en başarılı üniversiteydi. Bu bize bu fakülte de verilen eğitimin ve akademik kadronun başarısı hakkında ipuçları verebiliyor. Bu durumda tercih sırasında öğrenciler için önemii bir kriter. Okul tercihindeki diğer önemli nokta ise; okul seçimi. Öğrenciler öncelikle okulların fiziki ya da sosyal şartlarına bakarlar ama bunlardan daha önce dikkat etmeleri gereken kriterler var: Eğitim ve akademik kadro başarısı, sınıfların kapasitesi, İngilizce eğitime olan ağırlık, yüksek lisans aşamasındaki çalışmaları gibi. Öğrencilerin bu kriterlere göre tercihte bulunmalarında fayda."

Doğru bir okul tercihi yaparken yapılması gereken ilk kriterler; Akademik kadro,sınıf kapasitesi, yabancı dil eğitim ve staj olanakları olmalı.

Vakıf üniversitelerin fiziki ve teknik şartları tercih sebebi

Üniversite tercih döneminde birçok kriter var. Öğrencilerin okul seçiminde karşılarına iki seçenek çıkıyor. Devlet ve vakıf üniversiteleri. Artık devlet üniversitelerindeki akademisyenlerin özel üniversitelere yöneldiğini belirten Saltık, devlet ve vakıf üniversiteleri arasındaki farkları şu sözlerle anlatıyor:

"Vakıfla devlet üniversite arasında birçok farklılık var ama öğrencilerin vakıf üniversitelerini temel olarak seçme nedeni; özellikle İstanbul'da yaşayan öğrenciler için baz alırsak; il dışına çıkmak istememeleri. Bu durum vakıf üniversitelere olan ilgi arttırdı. İstanbul'da ya da büyük şehirlerde okuyan öğrenciler sosyal ortamlarından ve ev düzenlerinden kopmamak adına vakıf üniversitelerini tercih ediyorlar. Vakıfla devlet üniversitesi arasındaki en önemli göze çarpan fark; üniversitelerin fiziki şartlarının farklılığı. Özellikle teknik alanda vakıf üniversitelerin sunduğu imkanlar, vakıf üniversitelerinin tercih edilme sebeplerinden biri oluyor ya da vakıf üniversitelerin yabancı dil konusundaki çalışmaların bu üniversitelerin tercih edilmesinde cazibe noktası."

Vakıfların burs kesme uygulamaları değişti

Özellikle son yıllarda özel üniversitelerin tercih edilmeme noktasındaki sebeplerden biri olan burs imkanlarıda değişmiş durumda. Eskiden vakıf üniversitelerinde iki dersten kalınması durumda burs kesme işlemleri yaşanırdı. Bazı vakıf okulları artık 6 yıl gibi uzun bir süre vererek, 2:50 ortalamanın altında kalmadıkça öğrencilerin alttan dersleri kalsa dahi burslarını kesilmiyor. Tabi bu her vakıf üniversitesi için geçerli değil. Vakıf üniversitelerindeki en büyük sıkıntının burslu ile paralı okuyan öğrenci arasındaki farktan kaynakladığını hatırlatan Saltık şunları söylüyor:

"Vakıf üniversitelerinde yüzde 100 burslu öğrenci ile para vererek okuyan öğrenciye aynı eğitim veriliyor. Bu noktada oluşan seviye farkı, burslu öğrenciler için bir dezavantaj oluşturuyor. Devlet üniversite de ise; hangi bölümde okursanız okuyun kendi seviyesindeki bir kitle ile eğitimi alıyorsunuz. Öğrencilere tavsiyem; Üniversiteye giren öğrenciler alanlarındaki bütün imkanları kullanmalı, staj yapmalı, özellikle dil eğitime önem vermeli ya da alanındaki workshoplar ve etkinliklere faal olarak katılmalı."

YGS'DE TABAN PUANLAR DEĞİŞTİ

Yükseköğretim Genel Kurulu toplantısında ele alınan ve dün kabul edilen karara göre ön lisans, açıköğretim ön lisans ve lisans programları ile özel yetenekle öğrenci alan lisans programlarına girişte kullanılan YGS’de uygulanan 140 baraj puanı 150 puana çıkartıldı. YÖK, uygulamanın gerekçesi olarak şu açıklamayı yaptı: “Son yıllarda artan ön lisanstan lisansa geçiş kontenjanları ön lisans programları için aranan yetkinliğin önemini daha da artırmıştır. Alınan bu karar ile ön lisans programları için girdi esaslı bir iyileştirme yapılmıştır.”

Lisans programlarını tercih edebilmek için ham puan olarak yüzde 20 başarıya tekabül eden 180 baraj puanı, ön lisans, açıköğretim ön lisans ve lisans programları ile özel yetenekle öğrenci alan lisans programları için yüzde 10’luk başarıya eşdeğer olan 140 baraj puanı uygulanmakta. Barajın 140 puandan 150 puana çıkartılması başarı beklentisinin yüzde 10’dan yüzde 12.5’a çıkması yani 16 ham puan eşiğinin 20 ham puana yükselmesi anlamını taşımakta. YÖK, Tıp, Hukuk, Mühendislik ve Mimarlık programları için sıralama tabanı getirmesiyle ilk defa taban puanları yükseltmişti. Yeni uygulamaya da 2017 ÖSYS Kılavuzu’nda yer verilecek.

YGS net hesaplama sihirbazı indir

Yükseköğretim Programları Tercih Rehberi İndir indir

YÖK YGS başarı sırası sihirbazı indir

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.